Başlık Giriniz
Düşünce Mimarlığı Atölyeleri
Düşünce Mimarlığı Atölyeleri ise bireylerin kendi yaşamlarını bilinçli düşünme yoluyla yeniden yapılandırabilmeleri için tasarlanmış felsefi eğitimlerdir. Bu çalışmalar terapötik veya klinik bir tedavi sunmaz; eğitimler, psikolojik veya tıbbi müdahale gerektirmeyen, felsefi sorgulama ve düşünme disiplini üzerine kuruludur.
Atölyelerde katılımcılar, düşüncelerini incelemeyi, varsayımlarını sorgulamayı ve iradelerini bilinçli biçimde yönlendirmeyi öğrenir. Amaç, “ne hissediyorum?” sorusundan çok, “ne düşünüyorum, bunu hangi anlamlar üzerine kuruyorum?” sorusunu merkeze almaktır.
Bu felsefi çalışma süreci;
Yeme tutumları,
Erteleme ve odaklanma sorunları,
Motivasyon, disiplin ve irade,
Stresle başa çıkma,
Geçmişle kurulan ilişki,
Yaşamda anlam ve değer arayışı,
Teknoloji bağımlılığı, dijital yaşam dengesi,
Sosyal ilişkilerde içsel çatışmalar,
Mutsuzluk ve tatminsizlik hissi,
Başarı ve performansla ilgili zihinsel zorlanmalar,
Diğer davranış örüntüleri ve düşünsel tıkanıklıklar
gibi alanlarda farkındalık ve düşünsel dönüşüm yaratmayı hedefler.
Düşünce Mimarlığı Atölyeleri ise bireylerin kendi yaşamlarını bilinçli düşünme yoluyla yeniden yapılandırabilmeleri için tasarlanmış felsefi eğitimlerdir.
Bu felsefi çalışma süreci; Yeme tutumları, Erteleme ve odaklanma sorunları, Motivasyon, disiplin ve irade, Stresle başa çıkma, Geçmişle kurulan ilişki, Yaşamda anlam ve değer arayışı, Teknoloji bağımlılığı, dijital yaşam dengesi, Sosyal ilişkilerde içsel çatışmalar, Mutsuzluk ve tatminsizlik hissi, Başarı ve performansla ilgili zihinsel zorlanmalar, Diğer davranış örüntüleri ve düşünsel tıkanıklıklar gibi alanlarda farkındalık ve düşünsel dönüşüm yaratmayı hedefler.
Herhangi bir davranışsal ve zihinsel zorlanma, bu yaklaşımda sadece bir semptom olarak değil; beden, kontrol, değer, anlam ve yaşamla kurulan ilişki biçimleri üzerine kurulan düşünce örüntülerinin bir sonucu olarak ele alınır. Bu nedenle konu, klinik bir tedavi nesnesi olarak değil, insanın kendi bedenine, düşüncelerine ve yaşamına yüklediği anlamların felsefi sorgulanması olarak çalışılır. Atölyeler ve eğitimler hakkında daha fazla bilgi almak için bize ulaşın.
Herhangi bir davranışsal ve zihinsel zorlanma, bu yaklaşımda sadece bir semptom olarak değil; beden, kontrol, değer, anlam ve yaşamla kurulan ilişki biçimleri üzerine kurulan düşünce örüntülerinin bir sonucu olarak ele alınır. Bu nedenle konu, klinik bir tedavi nesnesi olarak değil, insanın kendi bedenine, düşüncelerine ve yaşamına yüklediği anlamların felsefi sorgulanması olarak çalışılır.
Atölyeler ve eğitimler hakkında daha fazla bilgi almak için bize ulaşın.
Düşünce Mimarlığı ise, P4C A tarafından Antik Yunan felsefe geleneğini merkeze alan, özgün ve yapılandırılmış bir düşünme yöntemidir. Bu yaklaşımda düşünme süreçleri; etik, mantık, bilgi felsefesi ve pratik felsefe gibi klasik felsefi disiplinler temel alınarak inşa edilir.
Bu nedenle P4C dersleri ile Düşünce Mimarlığı atölyeleri birbirini tamamlayan, ancak amaç ve yapı bakımından ayrışan iki farklı öğrenme alanı olarak ele alınır. P4C dersleri düşünme sürecine katılımı ve diyalog kültürünü güçlendirirken; Düşünce Mimarlığı atölyeleri düşüncenin kavramsal, mantıksal ve yapısal boyutlarını derinleştirir.
Düşünce Mimarlığı, klinik ya da terapötik bir yöntem değildir. Ancak bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları; erteleme, irade ve dikkat sorunları, kaygı ve stres, arzu ve bağımlılık ilişkileri, kimlik ve kendini anlama, değer çatışmaları, anlam arayışı, sosyal ilişkiler, teknoloji ve yapay zekâ ile kurulan ilişki, başarı ve mutluluk gibi pek çok alanda düşüncelerini yapılandırarak çözüm üretme becerilerini geliştirmeyi amaçlar.
Bu süreçte odak düşünceleri fark etmek, düzenlemek ve yönetmeyi öğrenmektir. Başka bir deyişle, yalnızca ne düşünüldüğü değil, nasıl düşünüldüğü ve düşünürken kişinin kendisiyle kurduğu ilişki ele alınır.
Bu yaklaşım, Sokrates’in kendini bilme çağrısından, Platon’un düşüncenin düzeni ve idealar anlayışından, Aristoteles’in ölçülülük, irade ve pratik akıl vurgusundan beslenir. Amaç, bireyin düşüncesi üzerinde bilinçli bir hâkimiyet kurabilmesini; düşüncelerini tutarlı, sorumlu ve yapılandırılmış biçimde yönetebilmesini ve bu yetkinliği yaşam pratiklerine taşıyabilmesini sağlamaktır.
Düşünce Mimarlığı atölyeleri, düşünmeyi aktarılması gereken bir içerik olarak değil; yaşam boyu geliştirilen bir beceri ve farkındalık alanı olarak ele alır. Bu çerçevede bireylerin, düşünme süreçlerini bilinçli biçimde düzenleyebilmeleri ve düşünceyle kurdukları ilişkiyi sürdürülebilir hâle getirmeleri hedeflenir.
Düşünce Mimarlığı atölyeleri, bireylerin kendi yaşamlarını bilinçli düşünme yoluyla yeniden yapılandırabilmeleri için tasarlanmış felsefi eğitimlerdir. Bu çalışmalar terapötik veya klinik bir tedavi sunmaz; eğitimler, psikolojik veya tıbbi müdahale gerektirmeyen, felsefi sorgulama ve düşünme disiplini üzerine kuruludur.
Atölyelerde katılımcılar, düşüncelerini incelemeyi, varsayımlarını sorgulamayı ve iradelerini bilinçli biçimde yönlendirmeyi öğrenir. Amaç, “ne hissediyorum?” sorusundan çok, “ne düşünüyorum, bunu hangi anlamlar üzerine kuruyorum?” sorusunu merkeze almaktır.
Bu felsefi çalışma süreci;
Yeme tutumları,
Erteleme ve odaklanma sorunları,
Motivasyon, disiplin ve irade,
Stresle başa çıkma,
Geçmişle kurulan ilişki,
Yaşamda anlam ve değer arayışı,
Teknoloji bağımlılığı, dijital yaşam dengesi,
Sosyal ilişkilerde içsel çatışmalar,
Mutsuzluk ve tatminsizlik hissi,
Başarı ve performansla ilgili zihinsel zorlanmalar,
Diğer davranış örüntüleri ve düşünsel tıkanıklıklar
gibi alanlarda farkındalık ve düşünsel dönüşüm yaratmayı hedefler.
Herhangi bir davranışsal ve zihinsel zorlanma, bu yaklaşımda sadece bir semptom olarak değil; beden, kontrol, değer, anlam ve yaşamla kurulan ilişki biçimleri üzerine kurulan düşünce örüntülerinin bir sonucu olarak ele alınır. Bu nedenle konu, klinik bir tedavi nesnesi olarak değil, insanın kendi bedenine, düşüncelerine ve yaşamına yüklediği anlamların felsefi sorgulanması olarak çalışılır.
Atölyeler, insan deneyimini felsefi açıdan ele alan, düşünme biçimini dönüştürmeye yönelik eğitsel ve sorgulayıcı çalışmalardır.
Bu atölyeler, yaşamın farklı alanlarında ortaya çıkan tüm zorlukları — yeme ve davranış örüntüleri, erteleme, teknoloji bağımlılığı, motivasyon ve disiplin sorunları, stres ve kaygı ile başa çıkma, geçmiş deneyimlerle kurulan ilişki, anlam arayışı ve yaşamla barışıklık sorunları — felsefi bir bakış açısıyla ele alır. Amaç, katılımcının kendi yaşamını ve düşünsel zemini bilinçli biçimde yeniden yapılandırmasına yardımcı olmaktır.
Atölyeler bilgi aktarmaktan öte, katılımcıların:
Kendi değerlerini keşfetmelerine,
Düşünce ile eylem arasındaki uyumu görmelerine,
Bilinçli seçimler yapmalarına,
Yaşamlarını daha tutarlı, dengeli ve anlamlı biçimde inşa etmelerine
olanak tanır.